Cömert İle Kötü Adam

Written By: Süper Beyin - Nis• 13•13

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

Hand And Coins

Kötü huylu, kötülüğünden herkesin çekindiği, fakat güzel konuşan, dil ebesi, diye tanımlanan türden bir adam bir gün, bütün kalbi, kafası ve bedeniyle Allah’a yönelmiş olan cömert bir adama geldi ve dedi ki:

 

-Bir çamura  battım. Aciz kaldım. Çaresizim. Çıkamıyorum. Bir soysuz adama (şu kadar) borcum  var. Bu borcun en küçük bir parçası bana tonlarca yük kadar ağır geliyor. Gece olunca hep o borcu düşünmekten uykum kaçıyor.

Alacaklı olan adam, gündüz gölgem gibi peşimden ayrılmıyor. Çok acı ve çekilmez sözler söylüyor. Gönlümü yaralıyor. Gönül yarasının tedavisi yok biliyorsun. Sürekli kapımın eşiğini aşındırıyor. Oradan hiç ayrılmıyor. Başka bir yere gelip gitmiyor. Sanki anasından doğdu doğalı Allah ona bana verdiği paradan başka hiç para vermemiş.  Din defterinden bir şey okumamış. Okusa da bir şey öğrenmemiş.

Her gün güneş doğar doğmaz  bu kaltaban adam hemen geliyor. Kapıyı çalmaya başlıyor. Aşırdım kaldım. Ne yapayım bilmiyorum. Düşünüyorum ki, hangi adam bana yardım edip beni bu taş yürekli adamın elinden kurtarır?

 

Sevimli, kibar, hoşgörülü, merhametli ve mübarek bir adam olan ihtiyar, adamın bu sözlerini işitince iki altın verdi hemen. Palavracılıkta eşi benzeri bulunmayan kişi paraları alır almaz, yüzü taze altın gibi sevinç ve mutluluktan parladı. Gülerek oradan çıkıp gitti.

 

Orada bulunanlardan birisi söze karıştı hemen ve bu Allah dostuna dedi ki:

-Efendim! Bu adamın kim olduğunu biliyor musunuz? Bu öyle değersiz bir adamdır ki,  ölse onun arkasından ağlamak uygun değildir. Bu öyle düzenbaz, sahtekar ve hilekar bir dilencidir ki, erkek aslanın sırtına semer vurur. Yiğit bir savaşçının üstüne at sürer ve onu mağlup eder…

 

Yüzünden aydınlığın ve tebessümün, dilinden güzel ve tatlı sözün, aklından düşüncenin, kalbinden sevginin eksik olmadığı, her hali ve davranışıyla  insana güven telkin eden, yol gösteren ve model olan Allah dostu, adamın bu sözleri üzerine, kendisinden hiç beklenmeyecek bir biçimde kızdı.

Şimdi bu adamın yaptığı işin ve söylediği sözün neresini düzeltecekti ki? Hepsi yanlıştı baştan sona. Sırasız, düşüncesiz ve gereksiz söz yığınıydı hepten.

İnsan ya hayır söylemeli, ya susmalıydı!

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

Adam çıkıp gitmişti bir kere. Kendisini savunma imkanı kalmamıştı.

Kişinin bulunmadığı yerde, onun hoşlanmayacağı bir şekilde hakkında konuşmak doğru değildi. Söylenen özellikler doğruysa ve onda varsa, arkasından çekiştirmiş, dedikodusunu, gıybetini yapmış oluyordu. Bu da insanın ölmüş kardeşinin etini yemesi kadar çirkin bir davranıştı. Bu nitelikler eğer o adamda yoksa, bu sefer yapmadığı şeylerle suçlamış, iftira atmış olur ki, katlanarak büyüyen bir günah. Açıkça bir kul hakkı ihlali yani. Ne inanca, ne ahlaka ve ne de insanlığa sığar bu  iş… Kişi bağışlamadığı sürece Allah’ın affetmediği ağır bir suç… İnsan ilişkilerini yaralayan bir davranıştı bu.

Allah dostunun gülen gözleri ve siması bulutlandı, kaşları çatıldı birer yay misali ve kelimelerin üzerine basarak uyardı adamı, azarladı:

-Sus bakalım! Sen daha söze karışacak bir adam değilsin. Söylenenleri dinleyecek seviyedesin henüz. Sen işin felsefesini hiç düşünmüyor ve anlamıyorsun.

Burada iki durum var.

Birincisi: eğer bu adam, benim düşündüğüm ve zannettiğim gibi doğru söylemişse, be ona para vermekle onun şerefini kurtardım.

İkincisi: Yok, eğer bu adam senin dediğin gibi, boşboğaz, yalancı, hilekar, sahtekar, düzenbaz, kötü, arsız, aç gözlü, zorba, dilenci birisiyse, beni aldattığını sanmayın. Ben ona para vermekle, böyle boşboğaz ve kötü bir dilenciden kendi şerefimi korumuş oldum!

 

Arkadaş!

İyiye, kötüye para ver, yardım et, iyilikte bulun.

Verdiğin kimse iyi birisiyse iyilik yapmış ve sevap kazanmış; yok, eğer kötü bir adamsa, kötülüğünden korunmuş olursun.

Mutlu ve huzurlu insan odur ki, akıllı kimselerle düşe kalka, beraber ola ola, gönül ehlinin ahlakını  ğrenir ve yaşar.

Eğer aklın, fikrin, düşüncen, hayata dair tedbirin varsa, öğütlere önem verir ve dinlersin.

Sadi başka şairler gibi, bütün zamanını güzellerin gözleri, zülüfleri, yanakları ve benleri hakkında söz söylemekle geçirmez. Böyle öğütlere, hikmetli hikayelere de önem verir.

 

www.superbeyin.gencgelisim.com

Bir önceki yazımız olan İlk Üç Ayda Bebek Gelişimi başlıklı makalemizde bebeklerde ilk üç ay, çocuk gelişimi ve çocuk yetiştirmek hakkında bilgiler verilmektedir.

You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed. You can leave a response, or trackback from your own site.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir