Doğru Nasıl Bulunur?

Written By: Süper Beyin - Nis• 19•13

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

soru-isareti

Geçmişte gelişen her şeyden yararlanabileceklerinizi asla unutmamalısınız.

“Doğru nasıl bulunur?” diye bir soruya başlamanız gerekse, sanıyorum ilk cevaplardan biri şöyle olabilir. Birçok insan doğruyu bulmak adına, aynı yollardan geçmek zorunda kalmıştır. Başaranlar ve başaramayanlar olmuştur. Ancak her kat edilen yolda öğrenilebilecek dersler vardır. Örnek alınacak kişiler de bu yollardan geçtiğine göre ve bu örnek kişiler, elde edemediğimiz hatta asla elde edemeyeceğimiz tecrübelerden geçtikleri için, onlardan öğrenebileceğimiz birçok şeyin olduğu da kaçınılmazdır. Hal böyle olunca, örnek alma, hayat oyuncuları için, hayatı öğrenme yöntemlerinden biridir sonucu çıkar. Bu sonuç çıkar ama örnek seçimi biraz karmaşıktır. Teorik olarak bakıldığında, örnek kişiler, kendilerine dikkat ettiğimiz, taklit etmeye çabaladığımız kişilerdir. Fakat bu teori her zaman sizin sevdiğiniz insanı (zorlanarak) taklit etmenizi gerektirmeyebilir. Örneğin yürek selinizde, edebiyata karşı bir akış yoksa, dünyanın en iyi şairini taklit etmeye kalkışmanız, sizleri saçma dizeler yazmaya yöneltebilir. Veya çok iyi bir oyuncuyu taklit ederek başarıyı yakalamak için çabalarınız, öz yapınızda yeteneğiniz yoksa, boşa zaman kaybı olabilir. Maalesef bu hataya birçok insan düşmektedir. Bu nedenledir ki, şöhretli bir insanla, örnek alınacak insanı asla karıştırmamak gerekir. Size örnek olabilecek insan veya örnek olarak seçtiğiniz insan, başarıya giden yolda size, bir şeyler verebilecek, öğretebilecek insan olmalıdır. Bu perspektiften bakarsanız, kendi çabalarınızla, başarı yolunda size destek olabilecek insanları ararsınız.

Klasik olmakla birlikte, hemen akla gelebilecek bir örneği vermek yerinde olur kanısındayım. Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün hayat çizgisini, başarı yolundaki azmini, çaba ve çalışkanlığını okuyup irdelerseniz, yürüdüğünüz yolda inanılmaz bir beyin jimnastiği yaparak, örnek alınabilecek boyutlarda parsellerle karşılaşabilirsiniz. Onun gerçeklerinin, herkes için derslerle dolu olduğunu görmemek imkansızdır. Tabii bu şu demek değildir. Örnek aldığınız insanlar, tarihteki büyük insanlar olmalıdır. Asla. Böyle bir tezi savunmak için bu örneği vermedim. Hayat oyuncuları, örnek alınacak kişilerin özelliklerini, dikkate almalıdır demek istedim. Ne kadar çok çalışmışlardır? Nelerin üstesinden gelmişlerdir? Ne kadar inat ederek, yollarında sebatkâr olmuşlardır? Karşılaştıkları karşı fikirlerle, nasıl başa çıkmışlardır? Onları başarılı kılan olgular nelerdir? Devamlı irdelemek zorunda olduğumuz noktacıklar, bunlar olmalıdır. Bu noktada “Benim bakış açım doğrudur” mantığıyla asla ısrarcı hareket etmemeyi bilmeliyiz. Olayların genel durumunu, diğer insanların bakış açısıyla görmeye çalışmak da bir meziyettir. O zaman tahlil gücünüz artacak, örnek alıp uygulamaya çalıştığınız olgularla, karşı olguları analiz edip “en doğruyu” bulabilme gücünü yakalayacağınızdan şüphe etmemelisiniz. Bu süreçte kendi kusurlarınızla barışık olmayı öğrenirsiniz. Dolayısıyla hoşgörü sınırlarınızı da genişletmiş olmanız mümkündür.

Örnek aldığınız kişinin veya kişilerin, küskünlükleri bir kenara bırakıp, hak ettiği cezayı vermeyi amaçlamaktan vazgeçtiklerini, öfkelerinin omuzlarından kalktığını, acılarının hafiflediğini, haksızlıkları unuttuklarında, kendileri için ne kadar faydalı olduğunu düşündüğünüzde, siz de bu sistem ve taktikle davranıp, huzurlu insanı içinizde bulabilirsiniz. Dolayısıyla örnek aldığınız kişi gibi siz de, sevgi ve anlayışı, içinizde hissedebileceksiniz.

Hayat oyuncuları bu noktada şunu asla unutmamalıdır. Örnek aldığınız kişi veya kişileri, kopya etmemelisiniz. Onlardan kaptığınız her şeyi, repertuarınızda bir parça olarak saklamalısınız gereğinde kullanmak için. Bu öze sevgi kelimesini hazmederek yerleştirmek, her ‘insanım’ diyenin görevidir. Çünkü sevgi hataları unutturur. İyimser ve hoşgörülü insanlar, sevgi köprüsünden geçerek, kin beslemez, geçmiş hataların anılarını biriktirmezler.

Bunun için hayat oyuncuları öncelikle, nelerin yapılmayacağını öğrenmelidir. Bu bazen ne yapılacağını öğrenmekten, çok daha önemlidir. Söylemeye çabaladıklarımı, yüreğinizdeki sevgi selinin içinde yapıp, yaşamalısınız.

Hatalar yapılmadan doğrular elbette ki zor bulunur. Ama unutulmaması gerekil olan, çok önemli nokta şudur: Aynı yerde iki defa düşen insan aptaldır. Hele hele bu rakam üçe çıkarsa, geri zekalı kavramıyla karşı karşıya kalabilir. Örnek aldığınız insanlar sizlere, yapmanız gerekenleri ilettikleri kadar, yapmamanız gerekenleri de söyler… Bunları çok iyi tahlil ederek başarı yolunda, sendelemeden, düşmeden, durmadan, kısacası vakit kaybetmeden ilerlemeniz mümkündür. Unutmamanız gerekir ki, deneyimli insanlardan öğrendiğiniz her şey, eksik olan deneyim açığınızı kapatmaya yardımcı olacaktır. Önemli olan öğretilenleri almaya açık olmanızdır. Şunu asla aklımızdan çıkarmamalıyız. Bugün bizim yürüdüğümüz veya yürümeye, koşmaya çabaladığımız başarı yolundan, bizden evvel de geçenler olmuştur. Bizden sonra da geçecekler olacaktır. Geçenlerden biz, geçecek olanlar da bizden bir şeyler öğrenmek zorundadır. Elbette ki katkılar kişilerin çabalarıyla artacak, zaman akışında öğretilenler, artarak diğerlerine geçmiş olacaktır.

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

Sonuç olarak örnekleri seçerken doğruları ayıklamalısınız. Bunun için de, size yardımcı olabilecek insanları seçmeniz, doğruyu bulmanız adına yarar sağlar.

Örnek aldıklarınız, sevip takdir ettiklerinizin dışında, başarınıza yardımcı olacak kişilerdir.

Hata yapanların hatalarından ders alıp, hatasızlık analizini yapmalısınız. Doğruları ve yanlışları, yaklaşımlarınızla tahlil edebilmelisiniz. Yapmamanız gerekenleri öğrenmeniz, yapmanız gerekenleri öğrenmeniz kadar önemlidir dostum.

Kader-umut-sevgi üçgeninde seçime zorlanırsanız, önce sevgiyi seçin.

Panik atak, sinir sisteminizi çabuk yorar. Bu nedenle bulaşıcı olan heyecandan kaçınmalısınız. Heyecan ve sonrası doğan panik atak, acaba üzerinizde yaratılmak istenen presten (baskıdan) mı doğmaktadır?

 

Kazım Eryüksel

www.superbeyin.gencgelisim.com

Bir önceki yazımız olan Kaynaklarınızı Kullanın ve Kendinizi Modelleyin başlıklı makalemizde kaynaklarınızı kullanın, kaynaklarınızı kullanmak ve kendinizi modellemek hakkında bilgiler verilmektedir.

You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed. You can leave a response, or trackback from your own site.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir