II. Abdülhamid, Yıldız Suikasti Vakası’na İştirak Edenleri Neden Affetmiştir?

Written By: Süper Beyin - Tem• 17•13

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

yildiz suikasti

21 Temmuz 1905 Cuma günü Yıldız’daki Hamidiye Camii’nde Cuma selamlığı ifa edilirken Ermeniler tarafından saatli bomba patlatılmıştı.

Ermeniler, 80 kilo patlayıcı ve 20 kilo demir-çelik parçasından yaptıkları saatli bombayı bir at arabasına yerleştirmişler, kendileri de kalabalığın arasına karışıp beklemeye başlamışlar, dikkat çekmemek için aralarına bazı Ermeni ve Yahudi kadınlarını da almışlardı.

Namazdan sonra bahçeye çıkan II. Abdülhamid, bahçede kendisini karşılayan Şeyhülislâm Cemaleddin Efendi ile birkaç dakika mutad dışı bir görüşme yapmıştı. Bu esnada pek şiddetli bir patlama meydana gelmiş, caminin camları kırılmış, toz ve duman içinde kol ve bacak parçaları ile demir parçaları birbirine karışmış, her yer savaş alanına dönmüştür.

Suikastçılar hesaplarında hiç yanılmamışlar, tam saatinde bomba infilak etmişti. Hesapta olmayan bir görüşme, II. Abdülhamid’in hayatını kurtarmıştı.

II. Abdülhamid, olay mahalline baktıktan sonra arabasının getirilmesini emretmiş, arabaya binerek tek başına saraya doğru hareket etmiştir.

“Hayatta tek istediğim şey rahat döşeğimde ölmektir” diyen II. Abdülhamid, defalarca ölüm tehdit ve teşebbüsüne maruz kalmıştır. II. Abdülhamid, kendisini ortadan kaldırmak için Ermeniler’in tertipledikleri Bomba Olayı’nı şöyle anlatır:

“Ermeni Komitacılar üstüme bomba ile saldırdıkları zaman, Caminin önü mahşere dönmüştü. Havada kol, bacak uçuyordu. Tuhaftır, korkmadım. Arabaya atlayıp arabaları sürerek Saray’a tek başıma gittim. O andaki bütün gailem, ölenler ve yaralananlardı.” (İsmet Bozdağ, Sultan Abdülhamid’in Hatıra Defteri, 9. Baskı, Pınar Yayınları, İstanbul 1992. s. 125)

Olaydan sonra suikasta karışanlardan bir kısmı pasaportlarını önceden ayarladıkları için yurt dışına kaçmışlardır. Diğerleri ise önceden hazırlıklı olmadıklarından bir bir yakalanmışlardır. Yakalananlar mahkemeye çıkarılmış, mahkeme onlar hakkında idam kararı vermişti.

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

II. Abdülhamid, olaya karışanların hepsini affetmiştir. İçlerinden bazıları pişmanlık duymuşlar, önemli açıklamalarda bulunarak İzmir’de yapılacak eylemlerin ortaya çıkarılmasında ve eylemcilerin yakalanmasında önemli katkılarda bulunmuşlardır.

II. Abdülhamid, Yıldız Suikasti Olayı’na fiilen iştirak edenlerden meşhur anarşist, Edward Joris’i de affetmişti. Edward Joris, Avusturya tebaası olan bir Fransız Musevisi’dir. Bomba hadisesinden sonra yakalanıp yargılanarak idama mahkûm edilmişti.

II. Abdülhamid, Edward Joris’i affederek ondan faydalanma yoluna gitmiştir. Edward Joris, 500 lira maaşla Fransa’da, Ermeniler ile diğer anti-Osmanlı örgütlerine karşı casus olarak çalıştırılmış ve uzun yıllar Osmanlı Devleti’ne sadâkatle hizmet etmiştir. (Levon Panos Dabağyan, Osmanlı’da Şer Hareketleri ve Abdülhamid Han, 3. Baskı, IQ Kültür Sanat Yayıncılık, İstanbul 2005. s. 190-191)

Tahsin Paşa da hâtırâtında Edward Joris’in affedilişini, şöyle anlatır:

“Bomba hâdisesinde en mühim rolü oynayan adam Belçikalı Joris idi. Birçok kimselerle beraber bu Joris de idama mahkûm olmuştu. Bir gece Brüksel’den Yıldız’a bir telgraf geldi. Bu telgrafta Jorris’in affı istida ediliyordu. Telgraf rica ve tehdit ile karışık bir ifade ile yazılmıştı.

Bu telgraftan sonra Sultan Hamid’in oynadığı rol şâyân-ı hayrettir. Hayatına suikasd etmiş, bomba getirip fitili ateşlemiş ve nihayet her şeyi itiraf ederek idama mahkûm olmuş olan bu Joris idam olunmadı, hapsolunmadı, hattâ mahfuzen hudut haricine de tard olunmadı, bilakis affedildi, hapishane hücresinden Saray’a getirildi, Padişahla bilvasıta görüştü, Ermeni komitaları aleyhine çalışmak ve bunların ahvâl ve harekâtı hakkında Hünkâr’a mâlumat vermek üzere para mukabilinde Sultan Hamid’in hizmetine girdi, beş yüz altın harcırah ihsan edilerek Sirkeci’den şimendifere bindirildi ve gitti. Sultan Hamid’i itlâf etmek için vazife kabul etmiş olan Joris çok geçmeden Sultan Hamid’in hafiyeliğini alarak Avrupa’ya döndü ve hayli hizmet etti.” (Tahsin Paşa’nın Yıldız Hatıraları, Sultan Abdülhamid, 2. Baskı, Boğaziçi Yayınları, İstanbul 1990. s.160)

II. Abdülhamid, son derece şefkatli bir insandı. Kendisini katletmek isteyenleri bağışlaması, dünya siyaset tarihinde görülmemiş bir olaydır. Kendisine “Câni” diyerek iftira atanlara, O kendisini öldürmek isteyenleri bağışlayarak cevap vermiştir.

 

 Mehmet Bicik

www.superbeyin.gencgelisim.com

Bir önceki yazımız olan Zirvede Kalabilmek başlıklı makalemizde başarılı kalabilmek, başarılı olabilmek ve başarıyı koruyabilmek hakkında bilgiler verilmektedir.

You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed. You can leave a response, or trackback from your own site.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir