İş Tarifi Önemlidir

Written By: Süper Beyin - May• 08•13

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

kosullanma

 

Yıllar önce, Mensucat Santral’da dokuma bölümünün klima revizyon projelerini hazırlarken, duvarın birinde çerçeve içine alınmış bir karikatür görmüştüm. En üstte büyük puntolarla “İŞ TARİFİ” yazıyordu ve alt alta üç ayrı resim vardı.

Birinci resim bir salonu gösteriyordu. Bir köpek, koltuğun bir kenarında ayağını yana açmış vaziyette “küçük su” döküyordu. İkinci resim dışarıda bir ağacı gösteriyordu. Bir adam köpeğe, o işin nasıl yapılacağını uygulamalı olarak öğretiyordu. Üçüncü resim ise hayli düşündürücüydü. Bu resim de yine aynı salonu gösteriyordu. Köpek yine aynı işi, aynı koltuğun önünde yapıyordu ama bu sefer ayağa kalkmış olarak, adam gibi yapıyordu. Yani adam, köpeğe iş tarifini yanlış yapmıştı. Köpek o işi; dışarıda yapmak yerine, adam gibi ayakta yapmak şeklinde algılamıştı.

İş tarifi çok önemlidir. Olaya hangi gözlükle bakarsanız bakın, bu tarifi en iyi şekilde ve anlaşılır biçimde yapmak zorundasınız. Ayrıca, karşı tarafın anlayıp anlamadığını da kontrol etmeniz gerekir. Verim sağlama ve kazalardan korunma açısından başka seçeneğiniz yok.

Günümüzde endüstri mühendisliği büyük önem kazanmaya başladı. Çalışanların her türlü hareketi en ince detaylarına kadar inceleniyor. Bir iş yapılırken, en az hareketle ve en az yorularak nasıl davranılması gerektiği araştırılıyor. Ergonomi ön plana çıktı. Bu konularda üretim yapan firmalar iş bulmakta zorluk çekmiyorlar artık. Otomasyon firmaları ülkemizde de çoğaldı. Her girişimci, bir taraftan kaliteyi yükseltmek için kafa yorarken, bir taraftan da maliyetleri düşürmenin yollarını araştırıyor. Çünkü artık, lokma aslanın ağzında değil, midesinde. Onu oralardan alıp çıkarmak kolay değil.

Artık birkaç cephede savaş vermek gerekiyor. Çin gerçeği, “Demokles’in kılıcı” gibi tepemizde duruyor. AB’ye yeni giren ya da girmekte olan Çeklerin, Polonyalıların ve diğer küçük ülkelerin hayat seviyeleri birer birer arttıkça bizim rekabet şansımız giderek çoğalıyor ama başlı başına bir âlem olan Çin’in gelişerek ücretler yönünden rekabet dışı kalmasını beklemek gibi bir lüksümüz asla olamaz. O zaman, kendimizi geliştirmekten başka çaremiz kalmıyor. Bunun da yolu; her şeyi doğru planlayarak, en iyiyi en ucuza üretmekten geçiyor.

Birkaç yıl önce Lyon yakınlarındaki Macon isimli küçük bir kasabaya gitmiştik. Elektroteknikle ilgili bir malzemenin ortak üretimi konusunda görüşmeler yapıyorduk. Bize tesislerini gezdirdiler. Aslında bizden çok daha küçük bir işletmeydi gördüğümüz. Hikâyelerini anlattılar:

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

Daha önce 100 kişilik bir kadroları varmış. Bir endüstri mühendisine etüt yaptırmışlar. Daha önceki sistemleri bant şeklindeymiş. Her noktanın süresi farklı olduğundan, bazı elemanlar yetişmekte zorlanırken, bazılarının zamanı boşa geçiyormuş. Sihirli formül “bir elemanın eline aldığı parçayı hiç bırakmadan tamamlaması” şeklinde belirlenmiş. Ardından onun önerdiği değişiklikleri gerçekleştirmişler. Bu sayede hem çalışan eleman monotonluktan kurtulmuş oluyor, hem de ortaya bitmiş bir ürün çıktığı için moral desteği oluşuyormuş. Bu arada verim kontrolünün kolaylaştığını da unutmamalıyız.

Şimdi 35 kişiyle eski üretimlerinin iki mislinden fazlasını gerçekleştiriyorlarmış. Bu hesaba göre, 6 misli bir artış sağlamışlar. Bu projeyi gerçekleştirmek için, her elemana, üzerinde üretimle ilgili bütün alet ve aparatların bulunduğu birer masa hazırlamışlar. Presten kaynak makinesine kadar, ne gerekiyorsa masa üzerine monte etmişler. Kullanılacak parçaları da üç boyutlu şekilde ve kolayca uzanılabilecek tarzda yerleştirmişler. Çalışan elemanın sandalyesi her yere eşit mesafede duruyor ve ekseni etrafında dönebiliyordu.

Gördüklerimiz ilk bakışta insana “ne kadar kolaymış” dedirtiyordu. Sonra da Kristof Kolomb’un ünlü yumurtasını hatırlıyorduk. Hani bir kahvede onu kıskananların alay edercesine; “Amerika’yı keşfetmek zor değil, birazcık düşünmek gerek” demelerine kızarak, “bu yumurtayı kim dikine durdurabilir?”diye sorduğu ve kimsenin beceremediği anda yumurtayı alıp, dibini hafifçe ezerek oturtması sonucu hep bir ağızdan, “ne kadar da kolaymış” diyenlere, “kolay ama biraz düşünmek gerek” dediği hikâye geliyordu aklımıza. İyi ki biz o sözleri mırıldanırken, oralarda bizim dilimizi bilen birileri yoktu.

İşçi temsilcileri şimdilik otomasyona pek sıcak bakmıyorlar. Genelde, geliştirilmiş her makinenin, birkaç işçinin ekmeğine mâl olacağı şeklinde bir düşünceleri var. Ama unutulan bir gerçek daha var ki hepsinden de önemli. Eğer o geliştirmeler bir an önce başarılamazsa, bırakın bazı işçileri, bütün fabrikaların kapılarına birer kilit vurulur ve bütün çalışanlar işsiz kalabilir. O zaman sıradan işler bulabilmek için, AB kapılarının bir an önce açılmasına dua etmekten başka çare kalmayabilir.

 

 

Gazanfer Sanlıtop

www.superbeyin.gencgelisim.com

Bir önceki yazımız olan Olumlu Düşünce başlıklı makalemizde nlp ile başarı, olumlu düşünce ve olumlu düşünmek hakkında bilgiler verilmektedir.

You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed. You can leave a response, or trackback from your own site.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir