Leonardo’nun Kendi İnançlarını Simgelediği Tablo

Written By: Süper Beyin - Haz• 07•13

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

leonardo

 

“Yahya işareti”ne dair bu açıklamalardan sonra tekrar “Son Akşam Yemeği” tablosuna dönersek, burada İsa’nın yüzüne doğru bu işareti yapan havariye Leonardo ne söyletmeye çalışmaktadır? Leonardo’nun ‘şifreci’ yorumcularına göre, aslında bu sorunun cevabını, yine tablonun kendisinde buluyoruz. Çünkü tabloya dönüp bakarsak, masanın etrafında toplanan herkesin bir şekilde İsa’ya doğru dönük olduğunu farkederiz. Ancak bunun bir istisnası vardır. O da, tam da sağ köşede, ikinci sırada bulunan kişi, tam arkasındaki kişiyi de kendisine doğru döndürecek bir şekilde davranmakta ve sırtını İsa’ya dönmüş bir şekilde oturmaktadır. Bu kişiye de, Raphael’in tablosunda olduğu gibi, dikkatli bir biçimde bakarsak, aslında bunun da Leonardo’nun kendisi olduğunu farkederiz. Yani, Rönesans’ın bu büyük ustası, İsa’nın havarileriyle yediği son akşam yemeğini temsilen çizdiği tabloya, Magdalalı Meryem’i, onunla İsa arasında ortaya çıkan “M” harfini, gizemli bir eli, İsa’ya “Yahya işareti” yapan bir havariyi yerleştirmekle kalmamış, bir de kendisini çizmiştir. Ama niye?

İddialar şu yöndedir ki Leonardo da Vinci, Kilise tarafından öğretildiği şekliyle, İsa’ya pek itibar etmemektedir. Kendisini Batı Hıristiyan dünyasının en önemli simgelerinden ikisinin, “ekmek” ile “şarap”ın İsa’nın “eti ve kanı” olarak sunulduğu “Son Akşam Yemeği”ni temsil eden bir tablosuna yerleştirerek, aslında kendi inançları konusunda da bazı işaretler vermek istemiştir. “Son Akşam Yemeği” tablosunda, şimdiye kadar sıraladığımız Magdalalı Meryem’in İsa’nın sağ kolu olarak temsil edilmesi, “Yahya işareti”, masada ekmeğin bulunmasına rağmen şarabın bulunduğunu gösterecek bir kadeh ya da kasenin bulunmayışı, niye var olduğu açıklanamayan gizemli el gibi simgelerle birlikte, kendisini de İsa’ya sırt dönmüş bir şekilde çizmesi, Kilise’nin İsa konusundaki tezlerine pek itibar etmediğinin bir göstergesi olarak yorumlanmaktadır.

Peki ama bu işaretleri neye göre yerleştirmiştir, kendisi bunlara inanmıyorsa neye inanmaktadır? Bu sorunun cevabını, bu tür iddiaları atanların izinden giderek, aramaya devam edeceğiz. Ancak bir kez daha Leonardo’nun tablolarında  bir gezinti daha yapmak gerekmektedir.

 

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

Önce Leonardo’nun “Virgin and Child with St.Anne” (Bakire ve Çocuk St. Anne ile) adlı tablosunu için yaptığı taslak çizime bakacağız. Tablo ile taslak çizim arasında fark bulunduğundan ve bu fark, bizi doğruda ilgilendirdiğinden, böyle bir yönteme başvurmak durumunda kalıyoruz. Farka gelince, tabloda tek çocuk varken, taslak çizimde iki çocuk bulunmaktadır.

virgin

Taslak çizime baktığımızda, Bakire Meryem ile St. Anne yanında, birisi İsa, diğeri de “Vaftizci Yahya” olan iki çocukla karşılaşırız. Bakire’nin kucağındaki çocuk İsa, açık bir biçimde kendisine doğru bakan “Vaftizci Yahya”yı kutsar gibi bir işaret yapmaktadır. Arkalarında bulunan Meryem’in annesi St. Anne ise, Bakire’ye doğru bakarken, tam çocuk İsa’nın “Vaftizci Yahya”yı kutsayan elinin arkasında, pek de St. Anne’ye ait olması düşünülemeyecek büyüklükte, sanki bir erkek eli gibi görünen bir el de, işaret parmağı açık olarak “Yahya işareti” yapmaktadır. Sanki bu el, Bakire’ye “Vaftizci Yahya” konusunda bir hatırlatma ve uyarı işareti gibi görünmektedir.

“Virgin of Rocks” (Kayalar Bakiresi) adlı tabloya baktığımızda ise iki farklı versiyonla karşılaşırız. Birisi Londra’da “National Gallery”de, diğeri de Paris’te “Louvre”da sergilenen bu iki versiyon arasında da, dikkati çeken farklar vardır. Sanat tarihçileri, Leonardo’nun “Virgin of Rocks”ı niye iki farklı versiyon halinde yaptığına dair bir açıklama getirememektedir. İncillerde yer almayan, ancak Hıristiyan çevrelerde bir “kıssa” ya da “efsane” olarak anlatılan olaya göre, müneccimlerden İsa’nın doğacağını haber alan Hirodes, “Yahudilerin kralı” olacağını öğrendiği çocuğu ortadan kaldırmak için, her tarafın aranmasını ister. Bunun üzerine Meryem’in nişanlısı Yusuf, Meryem ile çocuk İsa’yı alarak Mısır’a kaçar. İsa, Yusuf ve Meryem, Hirodes ölene kadar da Mısır’da kalırlar. Hikayenin bu kısmını, İncillerden öğrenmemiz mümkün. Ancak İncillerde yazmayan, fakat Hıristiyanlar arasında yaygın olan efsaneye göre, Mısır’a doğru kaçarlarken, saklandıkları bir mağarada “Vaftizci Yahya” ile karşılaşırlar. Bu karşılaşmada “Vaftizci Yahya”nın koruyucu meleği “Uriel” de vardır. Karşılaşma, ilerde “Vaftizci Yahya”nın İsa’yı vaftiz etmesi için önemli bir hadise olarak yorumlanır. Aslında Hıristiyan ilahiyatçıları için karışık bir mesele olan, Tanrı’nın günahsız oğlunun niye “Vaftizci Yahya” tarafından vaftiz edildiği sorusuna dair bir cevap olarak uydurulduğu tahmin edilen İsa ile Yahya’nın çocukken karşılaşmalarında, Hıristiyan ilahiyatçılar İsa’nın Yahya’dan her ikisi de büyüdüklerinde kendisini vaftiz etmesini istediğini ileri sürmektedirler.

 

Leonardo bu “resmi” yoruma inanmakta mıdır, yoksa başka türlü mü düşünmektedir? Leonardo’nunbirçok tablosunda karşımıza çıkan “Yahya işareti”ne dair ‘şifreci’leri sorduğu cevap bulursak, bu ve benzeri sorular, aydınlığa kavuşmuş olacaktır.

Bir önceki yazımız olan Beyinde Verilerin Depolanması başlıklı makalemizde beyinde verilerin depolanması, beynin bilgi kullanımı ve verilerin depolanması hakkında bilgiler verilmektedir.

You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed. You can leave a response, or trackback from your own site.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir