Öğrenmeyi Öğreten, Stresi Yakan Adam: Alişan Kapaklıkaya

Written By: Süper Beyin - May• 27•13

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

alişan kapaklıkaya

Verdiği eğitimler, kaleme aldığı kitaplar ve yaptığı televizyon programları ile ufkumuzu açan, ezberleri bozan sıra dışı eğitimci Alişan Kapaklıkaya ile sohbet ettik. Öğrenme, kişisel gelişim, stresi yenme, benlik bilinci ve etkili başarı konularında biz sorduk, o tüm samimiyetiyle cevapladı.

 

Uzun yıllar öğretmenlik yaptıktan sonra eğitimciliğe geçtiniz. Bunun nedeni neydi?

Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde Adana 19 Mayıs Lisesi’nde 16 yıl öğretmenlik yaptım. Öğrenmeyi öğrendikten sonra okullarda yıllarca öğretilmeye çalışılan derslerin bir-iki ay gibi kısa bir sürede öğrenildiğini gördüm. Anladım ki, herkes öğrenebiliyor ancak herkes aynı biçimde öğrenemiyor. Başarısızlık dediğimiz durum öğretmenin dersi anlatma biçimiyle öğrencinin anlama biçiminin uyuşmamasından kaynaklanıyor. Hem kendi beynimin, hem de öğrencilerin beyninin çalışma biçimini öğrenince okul başarısı herkesi hayrete düşürecek bir şekilde arttı. Üç yılda öğretildiği zannedilen bir ders, bir aylık sürede öğrenilince müfredata uyma zorunluluğu beni bunalttı. Ben de daha verimli olma düşüncesiyle Milli Eğitim Bakanlığı’ndan ayrılıp kendi işimi kurdum.

 

Sizce iyi bir öğretmen ve eğitimci nasıl olmalıdır?

Bence iyi veya kötü bir öğretmen yoktur. Eğer bir eğitimci öğrencisiyle uyum sağlayıp aynı frekansı yakalayabiliyorsa o iyidir. Öğrenciyi kendi kapasitesiyle buluşturan, yeteneklerini kullanmasını sağlayan, onu kendisiyle kucaklaştırabilen biri, çok iyi bir eğitimcidir. Bu; arkadaş, anne-baba, eş, çocuk, öğretmen veya bir kitap olabilir. Allah “Ben insanı mükemmel bir şekilde yarattım” diyor. Allah’ın mükemmel yaratıp bize hediye ettiği bir çocuğa zarar vermeyen, onu bozmayan, arızalandırmayan, korkutup sindirmeyen, güvenini azaltmayan ve merakını köreltmeyen kişi iyi bir eğitmendir. İyi bir öğreten, iyi eğitmen anlamına gelmez. İyi ders anlatan bir öğretmen, öğrencinin öğrenme potansiyelinin ortaya çıkmasına engel olduğu için ilerisi için zararlı bile olabilir.

 

Sizi en çok etkileyen “kişisel gelişim” öyküsü kimindir?

Hz. Muhammed’indir. Daha doğmadan babası ölüyor, doğduktan kısa bir süre sonra da annesi. Amcalarının yanında büyüyor. Sahipsiz kalmış bir çocuk gibi görünürken kendine sahip çıkıyor. Kişisel bütünlüğünü hiç bozmuyor. Kendini geliştirmek için kendine okul yaptığı dağlara çıkıp zihnini açarak tefekküre dalıyor. İçsel yolculuk yapıyor. Kendini ve kâinat kitabını okuduktan sonra toplum içine giriyor. İnsanın doğasına aykırı olan her şeyi reddediyor. İnsanı kendisiyle buluşturmak için çırpınıyor. Toplumu kendi çıkarlarına göre dizayn eden güç odaklarına tavır alıyor. Ölüm tehditlerine, zulüm ve baskılara aldırış etmeden çalışıyor. Öldürüleceği gece memleketini terk edip gidiyor. Belki de daha önceki geçmişini, birikimini, donanımını terk ediyor. Ve bir gün “muhteşem” dönüyor. Kendine söz geçiren Hz. Muhammed’in sözünü, bugün bir buçuk milyar insan dinliyor.

 

Seminerlerinizde en fazla hangi konu üzerine yoğunlaşıyorsunuz?

Bugünümüzü çalan iki hırsız var: Biri geçmişe dair pişmanlıklar, diğeri geleceğe dair kaygılar… Seminerlerimde en çok bu iki hırsızdan kurtulmanın üzerinde duruyorum. Çünkü onlar gidince kişi kendisiyle daha kolay buluşuyor. İnsan kendisiyle olan iç savaşını bitirdiğindeyse, başkasıyla daha kolay barışıyor.

 

Seminerlerinizde ve kitaplarınızda insanı hem düşündürüyor, düşündürürken eğlendiriyor, yeri geldiğinde de ağlatıyorsunuz. Tüm duyguları bir anda yaşatmayı nasıl başarıyorsunuz?

Benim hayat öyküm dinleyenlere çok komik geliyor. Aslında beni dinleyenler anlattıklarında kendi hayatını buluyorlar. Hem gülüyor, hem de ağlıyoruz. Gülmek beynin yakıtıdır. İnsan gülerken çok daha kalıcı öğreniyor. Fıkralar öyle değil midir? Tekrarı olmadan öğreniriz fıkralarla. Nasrettin Hoca bence dünyanın en büyük öğretmenidir. Gülerek öğrettiği için unutulmuyor. Mevlana “Aynı dili konuşanlar değil aynı duyguları paylaşanlar anlaşırlar” diyor. Çocuklar bu yüzden büyüklerden daha iyi anlaşırlar. İnsan öğrenme kaygısı ve baskısı olmadan daha iyi öğrenir. Neşeli, rahat ve huzurlu ortamlarda gerçekleşen öğrenmeler asla unutulmaz. Okullarda ciddiyet adı altında asık suratla, azarlayarak, suçlayarak, horlayarak öğretmeye çalıştığımız şeylerden öğrenciler sıkılıyor, bunalıyor, bazıları derslerden nefret ediyorlar.

 

Bugüne kadar kaç konferans ve seminer verdiniz, kaç kişiye ulaştınız?

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

Tam 10 yıldır konferans ve seminerlerim devam ediyor. 2010 yılında 195 konferans ve seminer verdim. 52 bin kişiye hitap ettim.

 

Kitaplarınızdan bahsedelim biraz da! “İçindeki Uyuyan Güzeli Uyandır”da bahsettiğiniz güzel nasıl uyanır? “Sevgi Bahçesinin Bahçıvanı” kimdir? “Bunları Kimseye Anlatmamıştım”da bize neler anlatıyorsunuz?

Benim içimdeki güzeli, lisede okurken yakacağımızın bittiği fırtınalı bir kış akşamı kar yağarken, kapımızı çalıp “Alişan, yavrum aklımıza düştünüz, iki tane çocuk okumak için uğraşıyorsunuz, yakacağınız var mı diye sormaya geldik.” diyen bir öğretmen uyandırmıştı.  O öğretmenim yüreğime dokunmuştu. O gün anladım ki, yüreğine merhaba diyebildiğimiz, ruhunu ısıttığımız bir insanın içindeki güzeli uyandırabiliriz. İçindeki Uyuyan Güzeli Uyandır kitabımda bunu anlattım. Sevgi Bahçesinin Bahçıvanı kitabımda, ders çalışmayı sevmeyen, annemle babama gıcıklık olsun diye ders çalışmıyorum diyen öğrenciler ve aileleriyle görüşmelerimi anlattım. Bugüne kadar bana gelen 12 bin mektup var. Bu mektupları 16 yılda cevaplandırdım. O mektuplarda öğrencilerin yaşadıkları, aileleri, iç dünyaları ve kimseye anlatamadıkları var. Bunları Kimseye Anlatamamıştım kitabımda, o mektuplardan bir kısmı ve cevapları var.

 

“Yaktım Seni Stres” diyor, bu isimle eğitimler veriyorsunuz. Nasıl yakılırmış bu stres?

Gülerek, evet gülerek stresi yakabiliriz. Stres gelip kapıyı çalar. Tık tık! Eğer içeride üzüntü, sıkıntı, kaygı, kavga, güvensizlik, küslük varsa, stres “Ooo, burası tam bana göreymiş” deyip hemen o insana yerleşir. İçerde neşe, huzur, kahkaha özgüven varsa “Burası dolu, burada bize yer yok” diye çekip gider.

 

Başkalarını değiştirirken kendinizi, ailenizi ve çevrenizdeki, yakınlarınızı da değiştirebiliyor musunuz?

Önceden kendimden başka her şeyi ve herkesi değiştirmek için uğraşırdım. Bir süre hiç etkili olmadığımı ve ancak kendimi üzdüğümü fark ettim. Darmadağın oldum, adeta yıkıldım. Çünkü içim çürümüştü. Kendimi değiştirmeye, güncellemeye, tazelemeye başladım. Eskilerin tabiriyle lisan-ı hal ile konuştum. Anladım ki, insanlar değişmeye karşı çıkmıyorlar, değiştirilmeye karşı çıkıyorlar. Değişme gereği ve isteği oluşunca değişim kolay oluyor. Evde babayım ama eve eğitmen olarak gitmiyorum. Ailemi, çocuklarımı değiştirmek gibi sıra dışı bir çabam yok. Her şey vakti geldiğinde, kendi doğallığıyla oluyor zaten.

 

Öğrenmeyi nasıl öğreneceğiz?

İnsan beyni iki bölümden oluşuyor: Sağ beyin ve sol beyin. Sağ beynin özellikleriyle sol beynin özellikleri farklı. Beynin tek tarafını kullananlar, öğrenmede sıkıntı yaşıyorlar. Ben “Öğrenmeyi öğreniyorum” seminerleri yapıyorum. Her iki beyni birleştirecek bazı teknikler uyguluyorum. Beynin her iki tarafını kullanan öğrenciler, sınavlarda yüksek notlar alabiliyorlar. İşitsel öğrenenler öğretmeni dinleyerek, görsel öğrenenler okuduklarını hayallerinde canlandırarak, dokunsal öğrenenler okuduklarını beyinlerinde gerçekleştirerek daha iyi öğrenebilirler.

Okumamız gereken 10 kitap nedir desem…

Bu yaşa, eğitime, birikime göre değişir. Sınırlamak doğru değil. Bence insanın ilk okuyacağı kitap, kendisidir. Kendisini, duygu ve düşüncelerini, hayata bakışını, geçmişte kendisine yüklenen bilgileri, hedeflerini anlamalıdır. Bundan sonrası kolaydır.

 

 

Röportaj: Beyhan Vatandaş

 

www.superbeyin.gencgelisim.com

Bir önceki yazımız olan Ünlü Erkekler Kadınlar Hakkında Ne Demiş? başlıklı makalemizde kadınlar hakkında sözler ve ünlü erkeklerin kadınlar hakkındaki sözleri hakkında bilgiler verilmektedir.

You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed. You can leave a response, or trackback from your own site.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir